Güngör Uras

Güngör Uras

Şişe ve damacana ile satılan sular hakkındaki söylentilerle halkımızın kafası karıştırıldı. Sağlık Bakanlığı damacana ile su satan 5 firmanın (Buzada, Erpınar, Alps, Kervansaray ve Yalısu) sularının sağlık kurallarına uymadığını açıkladı.

Çok kişi içtiği suyun şişesinin ve damacanasının nasıl temizlendiğini bilmiyor. Ben de bilmiyordum. Sordum, soruşturdum, öğrendim… Bu yazıda cam şişe ve cam damacanalar dışındaki şişe ve damacanaların temizliğinden söz edeceğim.

Ozon bromürle birleşirse fena

Cam şişeler dışındaki plastik dediğimiz su şişelerinin tamamı şimdilerde “Polietilen Teraftalat” denilen plastik esaslı maddeden yapılıyor. Bunlara kısaca “Pet” şişe deniliyor. Pet şişelerde sağlığa zararlı olduğu söylenilen “Bisfenol A” maddesi yok.

Pet maddesi, şişe güneşte kalmadıkça, serin ve kuru bir ortamda saklandığında, kullanım süresi geçirilmedikçe suyun içeriğini bozmuyor. Sağlığa zarar vermiyor.

Pet şişede dikkat edilmesi gereken, şişenin şişirilmesinden sonra su ile doldurulmasından önce suyun içine ozon gazının basılıp basılmaması.

Pet şişe büyük üretim tesislerinden su doldurma tesislerine parmak boyu plastik tüpler halinde geliyor. Bu tüpler su doldurma tesisinde özel makine ile içine çok yüksek basınçlı hava basılarak şişe haline, veya 3-5-10 litrelik, bir defa kullanımlı-iadesiz pet damacanalar haline getiriliyor.

Genelde su doldurulmadan önce pet şişeler su ile çalkalanarak temizleniyor. Sonra daha önceden “ozonlamış” su ile dolduruluyor.

Ozon çok kuvvetli bir dezenfektan madde ve suyun içine ozon basıldığında suyun içinde bulunabilecek küf, maya, mantar, yosun gibi mikroorganizmaların tamamı yok ediliyor.

Ancak güçlü bir dezenfektan madde olan ozonun suyun kimyasal yapısını ve doğallığın bozma tehlikesi var. Hele hele suyun içeriğinde bromür var ise(ki hemen hemen bütün sularda var olduğu söyleniyor), ozon ile bromür birleşince bromata veya bromoforma dönüşüyor. İnsan sağlığı için çok zararlı bir oluşum ortaya çıkıyor.

Şimdilerde ozon gazı basılmasına gerek bırakmayan yeni teknolojiler gelişti. Yeni bir yatırımla piyasaya ürün veren bir su firması, işte bu yeni teknolojiye sahip. Bu firmanın tepe yöneticilerinden Günalp Gökoğlu’dan aldığım bilgiye göre, dolum tesisinde, kaynaktan doluma kadarki aşamada suyun hiçbir şekilde ortam havası ile temas etmemesini sağlanıyor. Bu teknoloji ile mikroorganizmalar suda üremek için uygun ortamı bulamıyor. Tüpü şişeye dönüştürme ve şişeye su doldurma operasyonunu entegre hale getirdiğinden şişelere ozon basılmıyor. Suyun doğal yapısının bozulmadan sağlıklı bir şekilde tüketicilerine sunulması mümkün olabiliyor.

Damacanalarda temizlenme işi çok önemli. Kullanılmış damacanalar su dolum tesisine getirirince önce sıcak su ile dış yıkamadan geçirilip üzerleri temizleniyor.
Sonra iç ve dış ön yıkamaya tabi tutuluyor. Ön yıkamadan sonra deterjanla yıkama yapılıyor. Damacanalar süzüldükden sonra özel kimyasallar ile dezenfekte ediliyor.
Tüm ön yıkama, deterjanla yıkama ve dezenfeksiyon işlemlerininin 55 – 77 derecede gerçekleşmesi gerekiyor.

Son olarak dolum ünitesinin de steril hava koşulu sağlayan özel filtre sistemi ile donatılmış olması ve dolumun steril hava ortamında yapılması önem taşıyor.
Görüleceği gibi (1) Bu yıkama işleminin tamamının eksiksiz yapılması (2) Damacanada deterjan ve dezenfektan kimyasalın kalmaması (3) Sıcak su ile yıkama (4) Dolum ünitesinin steril hava düzenine sahip olması çok önemli.

Güngör Uras, Milliyet – 30 Temmuz 2012

Haberin kaynağı için tıklayınız