ALKALİNİTE

Alkali Diyet ve Alkali Yaşam İçin Neden Su Önemli?
Günlük yaşamımızda, bağışıklık sistemimizi güçlendirmenin ve bunun içinde bir seçenek olarak alkali gücümüzü arttırmanın en kolay yolu, un, şeker ve tuz içeren yiyecekleri öncelikle yaşamımızdan elden geldiğince uzaklaştırmak ve de bol miktarda, ılık ya da sıcağa yakın, tercihen alkali su tüketmekten geçiyor. Bunun için de en etkili yöntem doğal mineralli su içmek.
Yani, ağırlıklı olarak tükettiğimiz asidik yiyecekler sebebiyle kanımızdaki asidik dengenin bozulmaması için, kanımızda asit dengeleyici bir işleve sahip olan bikarbonatların miktarının yüksek olması gerekmektedir. Sağlığımız için bunu alkali türü bir beslenmeyle, her şekilde sağlamaya çalışmalıyız. Yeterli miktardan az ve alkali düzeyi görece düşük ya da hafif asidik sularla beslenirsek, bir zaman sonra, kalp ve dolaşım sorunları başta olmak üzere, metabolizma ve hormonal dengelerle ilgili birtakım sorunlarla potansiyel olarak karşılaşma riskimiz, artış gösterebilecektir.
Eğer tükettiğimiz sular, hijyene uygun alkali değeri yüksek sular ise, vücudumuzda oluşan alkali yapının bozulmamasını destekler, hücrelerde sağlık sorunları üreten asidik ortamın oluşumunu engeller, hücrelerimizi daima nemli tutar, dokularımızın işlevsel ve verimli çalışmasını sağlayarak, biriken ve hastalık yapan asidik toksinlerin dışarı atılmasını sağlar. Hücrelerimizin yenilenmesine katkı sunar, dolayısiyle hücrelerimizin yaşlanması yavaşlar, bağışıklığımız güçlenir, olası hastalıklarla karşılaşma şanssızlığımız da azalır. Kemoterapi sonrası vücudumuzda oluşan asidik ortamın düzelmesine de katkı sağlar. Sistemimiz çok daha verimli çalışır, kendimizi daha iyi hissederiz.

ALKALİNİTE NEDİR?
Suyun içinde artı elektrikle yüklü hidrojen iyonları ve eksi elektrikle yüklü hidroksil iyonları bulunur. Bunların biri artınca diğeri azalır. Suyun pH’ı 7 ise bunlar birbirine eşittir ve bu şekildeki sulara nötr sular denir. Su kaynatılıp buharından saf kireçsiz su üretilirse böyle bir su elde edilir. Yağmur suları da buna yakın sulardır. pH’ı 7 nin üzerinde olan sularda daha çok eksi yüklü hidroksil iyonları vardır ve bunlara alkali ya da bazik su denir, işte bu alkali maddelerin oluşturduğu özelliğe de alkanilite denir. pH’ı 7 nin altında olan sular asidik sulardır. Sayı ne kadar sıfıra yaklaşırsa su o kadar asidik olur. pH’ı 7 ile 14 arasında değişir.

Alkanilite, bir suyun ne kadar alkali yani ne kadar bazik madde içerdiğinin ve dolaysıyla üzerine gelebilecek asidik maddelere karşı suyun pH’ını koruyabilmek için direnme gücüdür. Alkanilitesi yüksek bir su üzerine zayıf bir asit dökülürse su asitliğe karşı direnir, oysa asidik bir suya asit döksek su daha asidik olur. Alkanilite aslında su içinde çözünmüş hidroksil, karbonat ve bikarbonat iyonlarının suya kazandırdığı bir özelliktir. Bunlarda suyun genellikle kayalardan aldığı ve özellikle kireç taşından aldığı maddelerdir. İyi içme sularında hidroksil alkanilitesi istenmez zaten bu iyon pH çok yüksekse var olabilir. Buna karşılık su yönetmeliklerinde izin verilen 6,5- 8,5 aralığındaki pH larda çoğunlukla yemek sodasının ana maddesi olan bikarbonat bulunur. Alkanilitesi yüksek olan suların sağlık açısından faydalı olduğuna inan yayınlar hatta alkali su veya iyonize su adı altında bu tür su üreten makineler bile geliştirilmiştir.

Prof. Dr. İsmail PEKER


Yukarı Çık